OĞUZLAR
(Yuva
ve diğer Oğuz boylarının adını taşıyan köylerin geçmişini iyi anlayabilmek için
Oğuz Türkleri hakkında genel bilgilere sahip olmak lazımdır. Bu sebeple
yazımızın ilk bölümünde Oğuz Boyları hakkında kısaca bilgiler sunacağız. İkinci yazımızın konusu
ise Yıvaların tarihi ve Orta ilçesine bağlı Yuva köyü hakkında olacaktır.)
Oğuz adı,
Oğuzların atası Oğuz han’dan gelmektedir. Oğuz ve oğullarını anlatan Oğuz
Destanı (Oğuz kağan Destanı) milattan önceki tarihlerde ortaya çıkmış; sonradan
yazıya geçirilmiştir. Tarihçi Zeki Velidi Togan’a göre, çok eski tarihlerde
Oğuzlar, Ön Asya’dan Çin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada cihanşümul bir
devlet kurmuşlardır.
Tarih sahnesine XI.
yüzyıldan itibaren çıkan ve kendilerine
Türkmen de denilen Oğuzlar’ın Türkiye Türkleri ile İran, Azerbaycan, Irak ve
Türkmenistan Türklerinin ataları olduklarını biliyoruz. Selçuklu ve Osmanlı
hânedanlarının da Oğuzlar’dan çıktığı düşünüldüğü zaman, Oğuzların dünya tarihindeki
rolünün ne derece önemli olduğu anlaşılabilir.[i]
BOY, OYMAK, ÂŞİRET, CEMAAT, OBA
Oğuz eli’ni
meydana getiren teşekküllerden her birine boy denir ki, Kaşgarlı Mahmud bu
sözün Oğuzca olduğunu belirtmiştir.
OĞUZLAR VE BOY TEŞKİLATI
Kâşgarlı Mahmut,
oba kelimesinin de Oğuzca olduğunu söylüyor. Obalardan sonra her halde aileler
geliyordu ki, Oğuzlar'ın bunu hangi kelime ile ifade ettikleri bilinemiyor.
Böylece aileden obalar, obalardan boylar
ve boylardan da Oğuz eli meydana gelmiştir. Oğuz eli’nde asıl oymak birliği,
boy'dur.
El’in zamanla
ülke anlamına gelmiş olduğu bilinmektedir. Yurd; elin, boyun, obanın ve ailenin
oturduğu yerdir.
Oğuz eli'ni
meydana getiren teşekküllerden her birine boy denir ki, Kâşgarlı Mahmut bu
sözün de Oğuzca olduğunu bildirmektedir. Orhun âbidelerinde geçen
"bod" sözü, söylendiği gibi, belki bu kelimenin en eski şeklidir.
Boy, Türkiye'de bu anlamda gerek resmî dilde, gerek halk arasında son zamanlara
kadar kullanılmıştır.
Türkiye'de
boyların başında bulunanlara da boy beği
deniliyordu. Kavim gibi Arapça’dan alarak resmi dilde kullandığımız
kabîle kelimesi Türkçe’de hususiyetle
boy manâsını ifade eder. Boyları irsen idare eden reisler de
beğ unvanını taşırlar. Oğuz ve Türkmen
soylularını bu beğler meydana getirirler. Yabgular ve sultanlar da beğler
arasından çıkmıştır.
El’in zamanla ülke anlamına gelmiş olduğu malûmdur.
Yurd; elin, boyun, obanın ve ailenin oturduğu yerdir.
Boylar da
obalara ayrılmaktadır.
Boz-Oklar ve Üç-Oklar
Oğuz boyları
önce iki ana kola ayrılmaktadır. Boz-Oklar da hâkim kolu teşkil etmeleri
itibari ile onlar sağ kol sayılmışlardır. Bu gelenek, bu kollar var oldukça
devam edip gelmiştir. Boz-Okların
hâkim kol sayılması, İslâmiyetten önce siyasî üstünlüğün uzun bir zaman bu
kolun elinde kalması, yabguların daha çok bu kolun boylarına mensup
olmalarından ileri geliyor. Üç-Oklar
ise, sol kolu teşkil etmekteydiler.
Boz-Oklar'ın alâmeti yay ve
tâbi kol oldukları için de Üç Oklarınki ok'tur.
Selçuklu Sultanı
Tuğrul Beğ 1038 yılında Nişabur’a girerken kolunda gerilmiş bir yay ve belinde
de üç-ok bulunuyordu. Bunlar her halde, kendisini Boz-Ok ve Üç-Ok'un, yani
bütün Oğuz-eli’nin hükümdarı saydığının bir ifadesidir.
Eski Türk
ellerinde ve ordularında ikili düzenin değişmez bir kaide olduğu bilinir. Oğuz
elinde ve ordusunda da, görüldüğü gibi, bu kaide hâkimdi. Böylece el ve ordu
ikiye bölünmekte, bunlara kol denilmektedir. Kollar da birbirinden sağ ve sol
sıfatları ile ayrılıyor. Osmanlı İmparatorluğunda da sağ kol, sol kol adları
verilen bu ikili düzen hem askerî, hem de mülkî teşkilâtta esaslı bir kaide
olarak uygulanmıştı. Türkler'de sağ kol, Moğolların aksine olarak, daha şerefli
sayılıyordu. Boz-Oklar da hâkim kolu teşkil etmeleri itibari ile onlar sağ kol
sayılmışlardır. Bu gelenek, bu kollar var oldukça devam edip gelmiştir.
Boz-Okların hâkim kol sayılması, İslâmiyetten önce siyasî üstünlüğün uzun bir
zaman bu kolun elinde kalması, yabguların daha çok bu kolun boylarına mensup
olmalarından ileri geliyor. denildiğine göre, Oğuz yabguları başlıca şu
boylardan çıkmıştır: Kayı, Yazır, Avşar, Beğ-Dili ve Eymür. Bunlardan yalnız
Eymür boyu Üç-Oklar'dan idi. Dede-Korkut destanlarında ise siyasî üstünlüğün
Üç-Oklar'da olduğu görülür. İslâm ülkelerinde de Üç-Oklar büyük bir varlık
göstermişlerdir: Selçuklu hanedanı (Kınık), Salgurlular (Salur), Berçem
oğulları (Yıva), Ak-Koyunlular (Bayındır), Ramazan-oğulları (Yüregir) ve Kadı
Burhaneddin (Salur) bu koldan idiler. Şimdiki bilgilerimize göre, Boz-Oklar'dan
da Artuk-oğulları'nın (Döğer), Şumla-oğulları'nın (Avşar) ve Nâdir Şah'ın Avşar
hanedanından çıkmış olduğu görülüyor.
Bilindiği üzere,
Oğuz Kağan’ın 6 oğlu olmuş, Oğuz yaşça büyük ilk üçüne “Bozok” diye ad
vermişti. Irkıl Hoca onların oğullarının her birine özel lâkap ve isim
vermiştir.[ii]
BOZOKLAR:
|
GÜN-HAN |
AY-HAN |
YILDIZ-HAN |
|
KAYI |
YAZIR |
AVŞAR(Afşar) |
|
BAYAT |
DÖĞER(Döver, Düver) |
KIZIK |
|
ALKA-EVLİ |
DODURGA |
BEG-DİLİ |
|
KARA-EVLİ |
YAPARLI |
KARKIN |
ÜÇOKLAR:
|
GÖK-HAN |
DAĞ-HAN |
DENİZ-HAN |
|
BAYINDIR |
SALUR |
İĞDİR(yiğdir/Igdır) |
|
PEÇENEK(Becene, Biçene) |
EYMÜR |
BÜĞDÜZ |
|
ÇAVULDUR(Çavundur) |
ALA-YUNTLU |
YIVA(Yuva) |
|
ÇEPNİ (Çetmi) |
UREGİR (Yüreğir) |
KINIK |
|
Deniz-Han Oğulları |
Ongunu |
Anlamı |
|
İĞDİR(yiğdir/Igdır) |
Çakır |
İyilik, büyüklük, yiğitlik |
|
BÜGDÜZ |
" |
Herkese tevazu gösterir ve hizmet eder |
|
YIVA |
" |
Derecesi üstün |
|
KINIK |
" |
Nerede olsa azizdir. |
Yine
Reşided-din'in listesinden anlaşılıyor ki eski zamanlarda boyların toylarda
yiyecekleri koyun etinin kısımları da bir kaideye bağlanmıştır. Reşid
ed-din'de bu kısımlara endâm-i goşt (etin bir kısmı), Yazıcı-Oğlu'nda sünük
(kemik) deniliyor. Dikkate değer ki, ongunlar gibi her dört boyun da ortak bir
sünükü vardır. İğdir, Bügdüz, Yıva ve Kınık boylarının sünükleri (sol ?)
aşığludur. Irkıl Hoca, ziyafetlerde boylara hayvanın hangi parçasının ülüş
olarak verileceğini belirlemiştir.
Yuva’nın
Oğuzların Üç-Ok kolunun Deniz-Han Oğullarından
olduğunu tespit ettikten sonra Yuva boyunun tarihî serüvenine geçebiliriz.
[i] Faruk Sümer, Oğuzlar, İstanbul-1980, s.V.
[ii] Irkıl Hoca, K(G)ün Han’ın veziri ve müşaviri idi. Uygur asıllı ve Yenikentli olan bu bilge zat, çok uzun yaşamıştır. Daha Oğuz Han hayatta iken bir yarısı Bozok, bir yarısı Üçok ismini alan bu oğullardan olan tam 24 evladın her birine bir lâkap verdi; yine hayvanlarına vurmak için birer tamga tespit etti. Ayrıca “kut ve devlet” anlamında birer “Ongun” belirlemiştir.(bkz. Z. Velidi Togan, Reşideddin Oğuznamesi, Tercüme ve Tahlili İstanbul-1982)